Şirketler neden Ar-Ge yapmalı?

Sanayici henüz 4.0 devrimine ayak uyduramamışken bir de 5.0 devrimi Japonya’dan ayak seslerini duyurdu. Sanayinin bu değişim hızına ayak uyduramayan şirketler ise ne yazık ki yok olmaya mahkum oluyor. İleri teknoloji üreten ve bunu reel olarak faaliyete geçirebilen şirketler ise ayakta kalıyor.

Şirketler neden Ar-Ge yapmalı?

Sanayideki dönüşüm hız kesmeden devam ederken şirketler henüz 4.0 devrimine ayak uyduramamışken bir de 5.0 Devrimi geldi. Hal böyle olunca günümüz dünyasında Ar-Ge’nin önemi oldukça arttı. Experto Genel Müdürü Jülide Birol, şirketlerin neden Ar-Ge yapmaları gerektiğini anlattı. Birol, “Hala Ar-Ge yatırımını yük olarak gören şirketler mevcut, bunun aksine şirketlerin Ar-Ge üzerine kurulu bir yapılaşmaya gitmesi gerekiyor” diyor.

Bilgi çağına geçiş süreci incelendiği zaman karşımıza çıkan olgu, sanayi toplumu işletmeleri serbest rekabet ortamında bir adım daha öne geçebilmek adına sınır tanımaz teknolojik atılımlar gerçekleştiriyor. Bu atılımları yapabilmeleri için ise Ar-Ge yapmaları şart.

Sanayici henüz 4.0 devrimine ayak uyduramamışken bir de 5.0 devrimi Japonya’dan ayak seslerini duyurdu. Sanayinin bu değişim hızına ayak uyduramayan şirketler ise ne yazık ki yok olmaya mahkum oluyor. İleri teknoloji üreten ve bunu reel olarak faaliyete geçirebilen şirketler ise ayakta kalıyor.

Ar-Ge bir tercih değil zorunluluk

Experto Genel Müdürü Jülide Birol, Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerinin sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekerek, Ar-Ge merkezi sayısıyla paralel olarak şirketlerin iç yapılarında da Ar-Ge’ye uyumluluk olması gerektiğinin altını çiziyor. Birol “2018 yılında yaşadığımız ekonomik dalgalanma gösterdi ki; büyüyebilmenin de ötesinde ayakta kalabilmek için ihracat şart. İhracat gelirimizi artırmanın en iyi yolu da katma değeri yüksek ürünlere yönelmek. Daha çok üretmeksizin de yükte hafif, pahada ağır malların üretimine yönelerek ihracat gelirlerimizi katlamak mümkün. Kaldı ki Endüstri 4.0 ile birlikte gelişmiş ülkelerin katma değeri yüksek ürünleri daha çok üretebilecekleri de göz önüne alındığında önümüzde katma değeri yüksek ürün geliştirip Endüstri 4.0’a uyumlu hatlar ile üretimlerini artırmamız gereken uzun bir yol var. Bu noktada şirketler için Ar-Ge bir tercih değil zorunluluk olmalı ” diyor.

2018’de Ar-Ge’ye 12 milyar 950 milyon TL kaynak ayrıldı

Türkiye’de son yıllarda verilen teşviklerle kurulan Ar-Ge merkezi sayısı 1082’ye ulaştı. Özellikle 2016 yılında yasalaşan Ar-Ge Reform Paketi ile Ar-Ge Merkezlerine yeni düzenlemeler getirildi. Kanun kapsamında tam zamanlı eşdeğer Ar-Ge personeli sayısı 30’dan 15’e indirildi. Bu sayede KOBİ ölçeğinde olan firmaların da Ar-Ge Merkezi kurmasının önü açıldı. Düzenleme ile birlikte Ar-Ge Merkezi sayısı, var olanın yaklaşık 5 katına çıktı. Tüm bu veriler ışığı altında; TÜİK verilerine göre 2018 yılı merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge için tahsis edilen başlangıç ödeneği 12 milyar 950 milyon TL oldu.

Güncelleme Tarihi: 03 Ocak 2019, 22:06

Tugrul Demir

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER