Antik Yapılarda Evaporatif Sulu Soğutma

Yapay hava soğutması günümüz yapılarında gittikçe popülerleşmektedir. Günümüzde neredeyse her binada veya evde soğutma sağlayan bir cihaz bulunmaktadır. Bununla birlikte bu cihazların sağlık üzerine negatif etkileri vardır. İlave enerji masrafı ise önemli bir sorundur. Sürdürülebilir çevre araştırmaları ise bu noktada bize bu problemleri aşmak için halihazırda ekonomik, kolay ve güvenli çözümler bulmuş olan atalarımızın bilgilerini kullanmamızı tavsiye etmektedir.

Antik Yapılarda Evaporatif Sulu Soğutma

Yapay hava soğutması günümüz yapılarında gittikçe popülerleşmektedir. Günümüzde neredeyse her binada veya evde soğutma sağlayan bir cihaz bulunmaktadır. Bununla birlikte bu cihazların sağlık üzerine negatif etkileri vardır. İlave enerji masrafı ise önemli bir sorundur. Sürdürülebilir çevre araştırmaları ise bu noktada bize bu problemleri aşmak için halihazırda ekonomik, kolay ve güvenli çözümler bulmuş olan atalarımızın bilgilerini kullanmamızı tavsiye etmektedir.

Orta Doğu iklimi sıcak ve kurudur ve yazın dışarıda sıcaklık 40 C° ila 55 C° arasında seyretmektedir. Bu koşullar altında yerel halk arasında yaşam koşullarını iyileştirmek için özel yöntemler ve stratejiler geliştirilmiştir.

Bunlar içinde en bilineni rüzgarın serinletici gücünden yararlanılmasıdır. Bunun için binanın önüne veya arkasına açıklıklar konulurdu. Buradan giren rüzgar evin içini soğuk hava ile doldurur ve ev içindeki sıcak havanın çıkması için basınç oluştururdu. Bu sayede gün boyu evin içi dışarıdaki sıcaklığa göre çok daha serin olup yaşamaya elverişli bir durum yaratırdı.

Rüzgarın yakalanması için İran bölgesinde 5-8 metreye kadar kuleler yapılmıştır. Afganistan’da bulunan bu yapıların ismi Bad-ghir yani rüzgar yakalayıcıdır.

Fıskiyeli Havuzlar

 

Geleneksel Arap kültürü içindeki en etkin doğal soğutucular fıskiyeli havuzlar olmuştur. Bu topluluklar havayı soğutmak için buharlaşmanın gücünü çok erkenden fark edip kullanmışlardır. Evaporatif soğutma su moleküllerinin buharlaşmasının doğal bir termik rezervuar olarak kullanılmasıdır. Buharlaşan su hem sıcaklığı alıp götürürken hem de ortamdaki nemi artırmakta ve hissedilen sıcaklığı düşürmektedir.

Rüzgar yakalayıcının içine su havuzunun konulması havanın buharlaşma yoluyla soğutulması etkisini daha da artırmıştır. Böyle ikili bir düzenek evleri ve binaları bu bölgelerde son derece serin ve yaşanabilir yerlere dönüştürmüştür.

Bu havuzlu binalara en güzel örneklerden birisi de Palermo’da bulunan Ziza Sarayıdır. Sarayın önüne konan geniş havuz gelen havanın suyun üzerinden geçerek ve buharlaşan suyu içine alarak sarayın içine girmesine imkan vermektedir. Buradan da diğer odalara serin ve taze bir hava geçişi olmakta ve sıcaklık konforlu bir seviyeye düşmektedir.

Sonuç

Sıcak havaların yarattığı bunaltıcı etki sadece günümüzün değil tarih boyunca insanların karşılaştığı önemli bir sorun olagelmiştir. Bu soruna antik çağlarda rüzgarın ve buharlaşan suyun gücünden yararlanarak çözüm bulunmuştur. Günümüzde de modern evaporatif sulu soğutucular bu iki unsuru kullanmakta ve doğal ve düşük maliyetli bir soğutma sağlamaktadırlar. Bu sayede geleneksel AC klimaların yarattığı sağlıksız durumdan da kurtulunmuş olunmaktadır.

Daha fazla bilgi için https://springday.com.tr/sulu-klima/

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER