Bell Teoremi Nedir? Bilimde Kuantum Kuramı İle İlişkisi

Bell Teoremi Nedir? Bilimde Kuantum Kuramı İle İlişkisi

Bu kuram laboratuvar deneyi aracılığıyla gösterilmiş va kanıtlanmıştır; İnsanlığa yeni bir devasa farkındalık olanağı sunar; bu sayede insanların yaşamındaki her bir olay çok daha derin bir anlam kazanabilir. Evrende bir mekansız-lık ilkesi mevcuttur, bu sayede görüngü, birbirlerinden ayıran Fiziksel uzama bakılmaksızın, her şey diğer her şeyle doğrudan ve ânında ilişkiliymiş gibi meydana gelir. Her şey Einstein, Podolsky ve Rosen tarafından yürürülen deneyle başladı. Temelde söz konusu deney iki “ikiz” taneciği ayırmaya (aynı olaydan birlikte doğan), bunlardan birinin davranışını değiştirmeye ve diğerinin davranışını gözlemlemeye dayanıyordu. Atom-altı tanecikleri tanımlayan Özelliklerden biri “dönme (spin)” olarak adlandırılan rotasyon duygusudur.

Dolayısıyla bir taneciği alır, bunu ikizinden ayırırız ve rorasyon yönünü bazı manyetik alanlar sayesinde tersine çeviririz. İki taneciğin arasındaki mesafeye bakılmadan, ikizi de kendi dönme yönünü derhal değiştirecektir. İki tanecik arasındaki bu “ilişki” ânında gerçekleşir, hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı yol alamayacağını savunan görelilik yasasını çiğner. Fizik bu görüngüyü bir taşıyıcı fikriyle açıklamaya çalıştı, bir tanecikten diğerine yol alan ve onu rotasyon yönünü değiştirmesi için bilgilendiren bir tür “haberci”; ancak bu durumda söz konusu iki tanecik arasındaki mesafeyi aşmak için, daha hızlı olamayacağı için ışık hızına eşit ya da daha düşük bir hızda hareket eden habercinin gereksindiği zamana bağlı olarak bazı gecikmeler ortaya çıkması beklenirdi. Buna rağmen, söz konusu bilgi öbür parçacığa ânında ulaşır, dolayısıyla bu “haberci” varsayımı geçerli değildir. Burada zaman ve uzam yasalarına tabi olmayan bir gerçeklik vardır ve iki tanecik birbirlerine anlık ve doğrudan bağlıdır.

Einstein Podolsky Rosen deneyi, gözlemlenmesine ve tekrar edilebilmesine karşın, hiçbir biçimde resmi bilimi ikna edecek şekilde açıklanamazdı. Einstein kendisi bile bu deneyle sarsılmıştı ve durumu şöyle açıklamıştı: “Ufak bir farenin sadece bakarak Evren’i değiştirebileceğine inanamıyorum.” Bu görüngünün bilimsel olarak formülleştirilmesi altmışlı yıllarda, formüle ismini veren John Steward Bell tarafından gerçekleştirildi. Birçok sözde paranormal görüngüye uygulandığında, Bell Teoremi, örneğin telepati ve falcılığı, hatta bir etkileşim olduysa, düşündüğümüz her şeyin düşüncemizin nesnesinin davranışını etkilediği olgusunu açıklayabiliyordu. Bunu daha sonra inceleyeceğiz.



Zaman ve uzamın ötesinde bir bağ kurmak için, söz konusu taneciklerin ikiz olması zorunlu değildir (aynı“ebeveynden” birlikte doğan) bunların derin biçimde etkileşmiş olması yeterlidir.

Bu etkileşim sırasında taneciklerden her biri temas ettiği her şeyle ilgili bilgi elde eder ve bu veriyi zaman ve uzam sınırlan olmayan bir “belleğe” aktarır. Daha sonraki olaylarda nasıl “davranacağını” öğrenmek için bu belleğe sadece taneciğin kendisi değil, onunla etkileşime girmiş ya da aynı kategoriye ait tüm tanecikler ulaşabilir. Okumanızı sürdürdükçe daha fazla açıklığa kavuşacak olan ilginç bir noktaysa, bu tür bir görüngünün sadece atom-altı tanecikleri değil, insanlar da dahil Truvabet diğer her türlü malzeme yapısını ilgilendirmesidir. Bu kavramı anlamak asansörü çalıştırmaya başlar. Şimdi sizi şoke edecek ya da sarsacak bir şey söyleyeceğim: Hz. İsa’nın bedenini oluşturan atomları düşünün. Yaşamı boyunca Hz. İsa’nın aldığı her nefes, atmosfere şaşırtıcı sayıda atomu katmıştır; 1’i izleyen 23 sıfır değerinde bir sayı. Eğer Hz. İsa’nın 33 yılda aldığı nefes sayısını göz önüne alırsak, havanın onun aldığı nefesten kaynaklanan sayısız atom içerdiği, aldığımız her nefesle birlikte onun bedenine ait en azından bir düzine atomu soluduğumuz sonucuna varırız.

Bu hava için doğrudur, aynı zamanda yediğimiz ekmek ve içtiğimiz şarap için de doğrudur. Bu atomlar hâlâ Hz. İsa’nın bedeninin bir parçasıyken sahip oldukları deneyimleri içerirler. Hristiyan ayini sırasında rahip şöyle der: “Bu İsa’nın bedenidir.” Artık bu tür bir cümlenin son derece derin bir anlam taşıdığını biliyorsunuz. Bedenimiz sadece Hz. İsa’ya ait atomları teneffüs etmekle kalmaz; aynı zamanda Hitler, Einstein ve kapı komşunuz hanımdan kaynaklanan atomları da teneffüs eder. Bedenimizin gezegenimizde yaşamış bütün varlıkların bedenlerinde bulunan atomları içerdiği fikri, kendimizi daha az yalnız hissetmemize yardım edebilirdi, fakat gerçekten sarsıcı olan, onların deneyimleri sayesinde oluşan bilgiye erişmemizin mümkün olduğudur.

Bugün kirpiklerinizdeki atomlar, milyonlarca yıl önce Evren’in doğuşuna kaynaklık eden ilk maddede bulunan atomlardır. Atomlardan her biri Evren’in bütün tarihinin belleğine katkıda bulunmuştur ve buna ulaşabilir yani bizler, potansiyel olarak, bu atomların her birinin deneyimlerinin ürünüyle anlık ve doğrudan temas kurabiliriz. Günlük yaşamda Bell Teoremi çoğu kişinin inanmadığı görüngüleri açıklar, Örneğin telepati ya da bir annenin gezegenin diğer ucunda olsa bile çocuğunun acısını hissedebilmesi. Bir şekilde bağlantılı olduğumuz bir kişiyi nefret ya da samimi sevgiyle düşündüğümüzde, söz konusu kişinin bu bilgiyi hemen aldığı olgusu. Kişinin bu olguya dair zihinsel farkındalığa yetkin olup olmaması kendi duyarlılığına bağlıdır, sonuçta bu bilgi hem bize karşı hem de kendi genel davranışım etkileyecektir.



Her bir düşünce, zaman ve uzamın ötesinde olayları koşullandırmaya yönelik belirli bir kapasitesi olan bir enformasyon parçasıdır. Bir insan düşüncelerinin eylemlerine kıyasla çok daha önemli sonuçlar meydana getirebileceği olgusunun farkında olduğunda, önemli bir “evrim adımı” atar. Her bir eylem tepkileri çağrıştırır, ama her şey “yerel olarak” meydana gelir ve sadece söz konusu eylemin özne-si ve nesnesine ilişkin zaman ve uzamı ilgilendirir. Buna karşılık, insan tarafından ortaya konan her bir düşünce, “mekansız-lık” kavramına ait enformasyonu içerebilir; bunlar sadece o insanın gelecek eylemlerini değil, Evren’in bu tür bir bilgiye olanaklı tepkilerini, sadece o insanla bağlantılı olarak değil, Evren’in kendisinde mevcut her şeyle bağlantılı olarak meydana getirir. Asansörünüz birkaç kat daha tırmandığında bu sizin için giderek daha fazla kabul edilebilir olacaktır.

Güncelleme Tarihi: 25 Mart 2018, 18:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER